İstanbul’daki saraylar denince aklınıza önce hangisi geliyor. Osmanlılar’ın şehri fethettikten sonra yaptırdığı ve bugün 600 yıllık ihtişamın sergilendiği Topkapı Sarayı mı? Yoksa Boğaziçi’ne bakan muhteşem görkemiyle Dolmabahçe Sarayı mı?

Her iki sarayın da özellikleri anlatmakla bitmez, biliyoruz. Ama bu yazıda size bambaşka bir Saraydan Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Yıldız Sarayı’ndan söz edeceğiz.

Haydi gelin Beşiktaş ile Ortaköy arasında ve diğerlerinden çok farklı bu sarayı beraberce gezelim.

 

İÇİNDE 3 MÜZE VAR

İstanbul’un Avrupa yakasındaki nadir korulardan birinin ortasında, yemyeşil ağaçlar ile çevrili Yıldız Sarayı, İmparatorluğun son döneminde yaşanan önemli olaylara şahitlik etmiş köşk ve kasırlardan oluşan Yıldız Sarayı, tek yapılı klasik saray anlayışından oldukça farklı.

Bugün Yıldız Parkı diye de anılan saray kompleksinin içerisinde ilgi çekici 3 farklı müze var: Yıldız Sarayı Müzesi, Yıldız Saray Tiyatrosu ve Sahne Sanatları Müzesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Müzesi.

YILDIZ SARAY MÜZESİ

Yıldız’a ilk yerleşen padişah, II. Abdülhamit olmuş. Dolmabahçe’ye göre daha korunaklı olduğu için buraya taşınan Abdülhamit, sarayın bugünkü görünümünü kazanmasını sağlamış. Bugün Yıldız Sarayı Müzesi’nde II. Abdülhamit dönemine ait eşyalar ve Kaskat Köşkü’nde Yıldız Porselen Fabrikası ürünleri sergileniyor.

YILDIZ SARAY TİYATROSU

Edebiyat ve tiyatro ile yakından ilgilenen Abdülhamit’in 1889 yılında inşa ettirdiği tiyatro binasında ziyaretçilerini ağırlayan Yıldız Saray Tiyatrosu ve Sahne Sanatları Müzesi 1994’ten beri burada faaliyet gösteren bir diğer kültürel tesis.

Koleksiyonunda Saray Tiyatrosu’na ait kostümlerin yer aldığı müzenin arşiv bölümü, geleneksel ve batı etkisinde gelişen Türk tiyatrosunun tarihine ışık tutan birbirinden değerli kaynakları barındırıyor.

İBB ŞEHİR MÜZESİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Müzesi, 1988 yılından beri sarayın iki katlı Güzel Sanat Salonu’nda hizmet veriyor. Osmanlı döneminde İstanbul’un yerel halkı tarafından kullanılmış eşyaları koleksiyonunda barındırıyor. Kahve takımlarından hat levhalarına, ölçeklerden kumaşlara kadar çeşitli materyallerin oluşturduğu koleksiyonunda Henri Malla, Bedri Rahmi Eyüpoğlu gibi isimlerin tabloları bulunuyor.

CAMİİ, SAAT KULESİ VE KÖŞKLER…

Sarayın yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı korusunda ziyaret edebileceğiniz alanlar sadece müzelerle sınırlı değil. Balyan Ailesi’nin imzasını taşıyan Büyük Mabeyn Köşkü, son dönem Osmanlı Mimarisi’nin tüm özelliklerini bünyesinde taşıyan Yıldız Camii ve bu caminin avlusunun güneybatı bölümüne 1890’da inşa edilen Saat Kulesi saray geziniz sırasında görebileceğiniz yapılardan sadece birkaçı.

Ayrıca Belediye’nin işlettiği Çadır Köşkü ve Malta Köşkü’nde dinlenebilir, sıcak ya da soğuk bir şeyler içebilir ya da yemek de yiyebilirsiniz.